Cem Ayyildiz

Hayata Dair

Ramazan Bayramı Kaç Sayfa?

Yazan: cemayyildiz Ekim 16, 2007

Merak etmeyin! Ramazan bayramı kitap olmadı henüz! Konu “Nerde o eski ramazan bayramları”nı içeren bir kitap da değil. Hatta bu yazının konusuyla ramazan bayramının zaman hariç hiç bir ortak noktası da yok! Is bu risaleye ramazan bayramını ailesiyle beraber geçirmek için yollara düşen gariban master öğrencisinin uykudan uyanmasını anlatır.

Hikâyemiz, kahramanımızın ramazanın son bir kaç gününde aile saadeti yasamak istemesi ve bunun için dağları bağları ve yolları asmasıyla baslar. Sürekli ailesine süpriz yapma hevesinde olan kahramanımız, İstanbul’a vardığında ailesinin bu sefer kendisine bir süpriz hazırladığını ve lades olduğunu görmüştür. Çünkü ailesi, bayramı Bodrum’da geçirmeye karar vermiştir.   Ama bu sebepten bunalıma girmiyecek kadar psikolojisi sağlam olan kahramanımız “Baskın basanın, yollar gidenindir” diyerek İstanbul’dan ayrılıp Bodrum yollarına düşmüştür.

“Susurluk’un ayranı, İzmir’in güzel kızları” denilerek Bodrum öncesi İzmir’e uğranmıştır. Ama kahramanımız İzmir’i bilmediğinden kendisine bir rehber aramaktadır. Neyse ki sülale yeterince geniştir ve aranan rehber çok geçmeden bulunur. Tabi “Rehbere götürülecek küçük bir hediye İzmir’de geçirilecek saatlerin keyifli olmasının garantisi” mantığıyla rehberimize sorulur: “Nelerden hoşlanırsın rehber kardeş?”

İste uyanmanın başladığı yer burasıdır. Cevap basit ve kesindir. “Bana kitap getir!” Kendisinden Şaban filmlerinde gecen tarhana makinesinden içkiye kadar pek çok şey isteyen Türk halkından, ilk defa değişik bir istek gelince kahramanımız önce şaşırır, sonra da dalgaya vurur. “Benim kitaplarım çok teknik, seni sıkar :D :D”

Neyse İzmir gezimiz böylece başladı. Burada birazcık rehberimize vurgu yapmam lazım. Emin olun bu yazacaklarım için kendisinden reklâm ücreti almadım. İnsan yüz yüze konuşurken karşısındaki ile ilgili daha net bir fikre ulaşabiliyor. Açıkçası etkilenmedim değil. Yaşından beklenmeyecek şekilde olgun. Hem fikirleri yenilikçi hem de konuşması çok düzgün.  Bunlar yetmezmiş gibi çok hızlı da bulmaca çözüyor. Ee, biraz ezildik yani! O, bütün bulmacayı doldururken ben sadece “Resimdeki sanatçımız kimdir?” sorularını arayıp onlara cevap vermekle yetindim.

Sonradan anladım ki arkadaşımız okuduğu kitaplar sayesinde yeni düşünceler edinmiş, konuşmasının düzeltmiş ve kelime dağarcığını inanılmaz genişletmiş. Suratıma inen bu bulmaca tokadından sonra kendime geldim. UYANDIM! Artık ayda bir kitap gibi bir hedefim var. Ayrıca okuduğum kitapları da ayrı bir sayfada yazıp sizden de tavsiyeler bekliyeceğim.

Bu bayram bana 421 sayfaya mal oldu. İlk kitabımı hemen ertesi günü bitirdim. Darısı gelecek aya.

Not: Ya rehber arkadaş az bi kufur etmesini de ogrensen ii olacak. Asagıdaki konusma bana cok komik gelmisti. R: Rehber C: Cem

R: Ya bizim bi hoca vardı. Afedersin ama kufur edecem simdi

C: Dur alısık degilim ben kufur…

R: Bu HODUK hoca varya ……

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Acil Evlenmem Lazim!

Yazan: cemayyildiz Ekim 3, 2007

Herkesin evlenmek icin farkli sebepleri vardir. Kimi “Camasirini kendi yikayan sultan olur mu hic? Bekarlik sultanlikmis, pehhh” der evlenmeye karar verir, kimi de mecbiriyetten evlenir. Bu noktada galiba durmak lazim. Mecburiyetler degisebilir, yani kimisi “Cocuk geliyo babasiz dogmasin yavrucak” mecburiyetinden evlenir, kimisi miras elden gidiyo mecburiyetine kaptirir kendini.

Baslıktan da anlasılacagı uzeri benimki de bir nevi mecburiyet. Ama yukardakilere benzer bi mecburiyet degil ;) Durumu anlatınca bana hak vereceksiniz.

Her aile, evlerini cocuklarının bi kac fotosuyla susler. Ebevenyler bu sayede hem cocuklarını hep gozlerinin onunde tutar hem de bi misafir geldigi zaman muhabbet konusu bulmada sıkıntıya dustuklerinde yardımcı olur. Bizim evdeki durumda aynen anlattıgım gibi. Yani evin mutelif yerlerinde bana ve kardeslerime ait resimleri bulabilirsiniz.

Benim 2 tane erkek kardesim var. Kardeslerim bu yıl icinde evlendiler. Tabi her evlilik sonrası kaynanaların (bu durumda kendisi benim annem oluyo) cicim aylarında yaptıkları gibi evdeki resim konsepti de degisti. Zaten dogal olanı da budur. Ne yani? Oglun 25 yasında delikanlı olmus, evlenmis, yuvasını kurmus; sunnet fotografını koyup da cocugun karizmasını sıfırlamak olmaz. Evlilikten sonra yeni gelin ve damatın beraber cektirdikleri (ve bi suru para odedikleri) o dugun resimlerinden konur evin her kosesine. Tahmin edebildiginiz gibi kardeslerimin eski fotoları gitti, yerine esleriyle beraber cekilmis fotoları kondu.

Annem sagolsun beni de bu konsepte uydurmak istemis. Bendeniz evli olmadıgımdan, arkadasımın dugununde cektirdigim bir fotografımı koymus kardeslerimin fotograflarının yanına. Aslında aileyi tanıyan biri icin durumda bi tuhaflık yok. Yani 3 erkek kardes, ikisi evli ve esleriyle beraber fotoları var. Biri henuz beklemede ve onun da bi dugunde cekilmis fotosu var.

Gecen ailemi ziyaretimde farklı bir olayla karsılastım. Annem apartmana yeni tasınmıs bir komsumuzu sabah oturmasına cagırmıs. Bendeniz, tembelligim ustumde yeni uyanmısım, yuzumu yıkasam mı yıkamasam mı diye yatagın icinde dusunmekteyim. Nihayet bi karara varıyorum. Malum misafir gelmis, hosgeldin demek lazım. Ama asıl niyet farklı: ordaki pohcalardan, coreklerden bi kactane kapıp odaya cok soru sorulmadan donebilmek. Yuzumuzu yıkamak sart. Lavaboya dogru hamle yaptım ve konusmaları duydum:

Annem:“Benim 3 cocuk var, bak resimleri orda”
Komsu:“Hay masallah, ne guzel, tu tu tu”

Anladım ki; konular tukenmis ve acil durum planı devreye girmis. Cocuklardan konusuluyor. Cok soru sorulmadan donme hayalimin artık suya dustugunun farkında olarak yuzumu yıkadım. Misafire hosgeldin diye odaya hamle yapacagım sırada su lafı duydum:

Komsu:“3. resimdeki 3. kisi kim??”
Ama artık cook gecti. Odaya girmis bulundum ve kadın saskın saskın bana bakti.
Komsu:“Aaaaa, oglunun arkadası da burdaymıs, hosgeldin yavrum”

Iste o anda jeton dustu. Kadıncagız annemin “3 oglum var, resimleri orda” lafının ustune ucumuzu de evli sanmıs ve 3. resimdeki beni de annemin 3. oglunun bi arkadası diye dusunmus. Tabi ben durumu izah etmeye calıstım ama odadan ayrılırken pek de basarılı olamadıgımı anladım:

Komsu:“Simdi bu gelen senin oglun muydu yoksa oglunun arkadası mı??”

Bu gibi bi yanlıs anlasılmayı gidermek icin pek cok yol denedim. Photoshopla kendimi Liv Tyler la evli gostermeye calıstım, olmadı. Bi kac bayan arkadasıma benle evlilik fotosu cektirir misin diye sordum, o da olmadı.

Yani artık baska carem kalmadı. Acil evlenmem lazım!

Yazı kategorisi: Uncategorized | 3 Yorum »

Herkes, Birisi, Bazıları ve Kimse

Yazan: cemayyildiz Eylül 24, 2007

Gecenlerde bi yerde okumustum bu hikayeyi. Hosuma gitti ve Turkcesini buraya koymak istedim. Pek Ingilizcem ii olmadıgından (!) Mert arkadasıma rica ettim. Saolsun kırmadı, cevirdi.
“Bu hikaye Herkes, Birisi, Bazıları ve Kimse isimli 4 kisi hakkindadir. Yapilmasi gereken önemli bir is vardi ve Herkes emindi ki Birisi bu isi yapicakti. Birisi yapabilirdi, fakat Kimse yapmadi. Birisi bu ise sinirlendi cünkü bu Herkes’in göreviydi. Herkes , Bazıları yapar diye düsünmustu fakat Kimse bu isi Herkes’in yapmayacaginin farkina varamamisti. Hikaye; Kimse, Bazıları’nın yapabilecegi isi yapmadıgında Herkes’in Birisi’ni suclamasiyla bitti.”
Hikaye aslında bence Turkiye’nin su andaki durumuna cok uygun. Artık birilerinin biseyleri yapmasını beklemeyelim.

Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;

Hello world!

Yazan: cemayyildiz Eylül 9, 2007

Merhaba yeniden!
Yeniden diyorum cunku bu ilk blog sayfam degil. Daha once de yazmıstım, en azından denemistim. Sıkıldım ve bıraktım. Simdi yeniden deniyorum.
Yazılarımda lutfen imla hatası, yazım hatası, mantık hatası var diye kızmayın. Cunku gecen blog sayfamdaki gibi kendimi kasmaya hic de niyetli degilim. Sadece kendim icin yazıyorum bu sefer.
Konu neden “Hello World!” peki? Universite 1. sınıfta C dersi almıstım. Ilk ornek ekrana “Hello World!” yazdırmaktı. Aradan yaklasık 6 yıl gecti. Ekranda yine “Hello World!” var. Amator ruhun en guzel sloganıdır bence bu.
“Hello World!”

Yazı kategorisi: Uncategorized | 1 Yorum »