Merak etmeyin! Ramazan bayramı kitap olmadı henüz! Konu “Nerde o eski ramazan bayramları”nı içeren bir kitap da değil. Hatta bu yazının konusuyla ramazan bayramının zaman hariç hiç bir ortak noktası da yok! Is bu risaleye ramazan bayramını ailesiyle beraber geçirmek için yollara düşen gariban master öğrencisinin uykudan uyanmasını anlatır.
Hikâyemiz, kahramanımızın ramazanın son bir kaç gününde aile saadeti yasamak istemesi ve bunun için dağları bağları ve yolları asmasıyla baslar. Sürekli ailesine süpriz yapma hevesinde olan kahramanımız, İstanbul’a vardığında ailesinin bu sefer kendisine bir süpriz hazırladığını ve lades olduğunu görmüştür. Çünkü ailesi, bayramı Bodrum’da geçirmeye karar vermiştir. Ama bu sebepten bunalıma girmiyecek kadar psikolojisi sağlam olan kahramanımız “Baskın basanın, yollar gidenindir” diyerek İstanbul’dan ayrılıp Bodrum yollarına düşmüştür.
“Susurluk’un ayranı, İzmir’in güzel kızları” denilerek Bodrum öncesi İzmir’e uğranmıştır. Ama kahramanımız İzmir’i bilmediğinden kendisine bir rehber aramaktadır. Neyse ki sülale yeterince geniştir ve aranan rehber çok geçmeden bulunur. Tabi “Rehbere götürülecek küçük bir hediye İzmir’de geçirilecek saatlerin keyifli olmasının garantisi” mantığıyla rehberimize sorulur: “Nelerden hoşlanırsın rehber kardeş?”
İste uyanmanın başladığı yer burasıdır. Cevap basit ve kesindir. “Bana kitap getir!” Kendisinden Şaban filmlerinde gecen tarhana makinesinden içkiye kadar pek çok şey isteyen Türk halkından, ilk defa değişik bir istek gelince kahramanımız önce şaşırır, sonra da dalgaya vurur. “Benim kitaplarım çok teknik, seni sıkar
:D”
Neyse İzmir gezimiz böylece başladı. Burada birazcık rehberimize vurgu yapmam lazım. Emin olun bu yazacaklarım için kendisinden reklâm ücreti almadım. İnsan yüz yüze konuşurken karşısındaki ile ilgili daha net bir fikre ulaşabiliyor. Açıkçası etkilenmedim değil. Yaşından beklenmeyecek şekilde olgun. Hem fikirleri yenilikçi hem de konuşması çok düzgün. Bunlar yetmezmiş gibi çok hızlı da bulmaca çözüyor. Ee, biraz ezildik yani! O, bütün bulmacayı doldururken ben sadece “Resimdeki sanatçımız kimdir?” sorularını arayıp onlara cevap vermekle yetindim.
Sonradan anladım ki arkadaşımız okuduğu kitaplar sayesinde yeni düşünceler edinmiş, konuşmasının düzeltmiş ve kelime dağarcığını inanılmaz genişletmiş. Suratıma inen bu bulmaca tokadından sonra kendime geldim. UYANDIM! Artık ayda bir kitap gibi bir hedefim var. Ayrıca okuduğum kitapları da ayrı bir sayfada yazıp sizden de tavsiyeler bekliyeceğim.
Bu bayram bana 421 sayfaya mal oldu. İlk kitabımı hemen ertesi günü bitirdim. Darısı gelecek aya.
Not: Ya rehber arkadaş az bi kufur etmesini de ogrensen ii olacak. Asagıdaki konusma bana cok komik gelmisti. R: Rehber C: Cem
R: Ya bizim bi hoca vardı. Afedersin ama kufur edecem simdi
C: Dur alısık degilim ben kufur…
R: Bu HODUK hoca varya ……